balon süslemesi

balon süsleme

DOĞUM GÜNÜ BALONLARI

İstanbul’da balon süsleme sanatının ve balon süslerinin giderek sanatsal eserlere benzetildiği, ressam tuvali gibi balon süslemesinin yapıldığı, İstanbul baloncu firmalarının uygulamada yarıştıkları, balon süslemelerinin ilk olarak talep edildiği düğünlere hiç katıldınız mı? Ya da sizin düğününüz böyle mi olmuştu? Düğün, bir çiftin ebedi beraber yaşama kararını, tanıdıkları ve dostları ile birlikte kutladıkları eğlencedir. Düğünler Dünya’nın her yerinde, farklı kültürlerde farklı şekilde gerçekleşmektedir. Kültürel farklılıklara göre düğün kıyafetlerinden düğün yapılan alanların süslemelerine kadar birbirinden çok farklı ve değişik düğünler yapılmaktadır. Düğünlerin hep aynı kalan en önemli noktaları, beraber yaşamayı karar vermiş çiftin artık birbirlerine ait olduğunu gösteren sembollerin önemli bir rol oynaması olmaktadır. Yine Dünya’nın her yerinde yapılan düğünlerin ortak bir noktaları da evlenen çiftin ailelerinin, bu beraberlik ile memnun olduklarını kültürel davranışlarına uygun olarak göstermeleridir. Evlilik Dünya’nın her yerinde iki kişinin ortak kararı olup evlilikle bir toplumun çoğalıp gelişmesine ve büyümesine zenginleşmesine destek olunmaktadır. Türk toplumunda evlilik denilince akla hemen, eğlenceleriyle, gelinlik ve damatlığı ile süsleriyle, davetlileriyle düğün, nikah ve kına geceleri yapılması gelmektedir.Gelelim düğüne de, düğünümüzü nasıl yapalım? O kadar çeşitli etnik grupların bir arada yaşadığı bir ülkede yaşıyoruz ki güzel ülkemizin batı ucundan doğusuna, kuzey ucundan güneyine kadar çok farklı kültürlerde ve güzelliklerde düğünlerimiz var.Mesela Yörüklerimizin yaşadığı bölgelerimizde yaptığımız ve eskilere benzettiğimiz düğünler gibi. Yörüklerimizde eskiden düğünler eskilerin, yaşlı Yörüklerimizin tabiri ile tam yedi gün yedi gece sürermiş. Şimdiki düğünler ise bir gün malum ekonomik kriz yüzünden. Yörüklerimiz arasında yaşı elliyi geçmiş olanların bugün gördüğünüz ne ki nerede o eski düğünler şimdikiler düğün değil ki deyip başlıyorlar kendi düğünlerini anlatmaya. Kesilen develer mi istersiniz, günlerce süren takılan altınları mı istersiniz. Derler ki düğün daveti için genellikle oyalı yazmaların içine konan şekerler ki bunlara bazı yörelerde oku şekeri derlermiş, gençler tarafından dağıtılırmış. Bu düğünün başlangıcıymış. Sonra bayraklar asılır, hayvanlar kesilirmiş. Gelini evden almak için bir at hazırlanır ve at gelin gibi süslenirmiş. At gelinin kapısına gelince kapı tutulur ve gelini evden almak için para verilirmiş. Sonra gelinin babası gelini ata bindirirmiş. Ne derler ata bindim ya nasip. Gelin çıkmadan sağ ayakkabısının içine para koyulurmuş. Gelin oğlan evine gelince genç kızlar başına şeker, mısır atarlarmış. Gelini attan indirirken oğlan evi yine para verirmiş. Sonra da gelinin evinde eğlenceler devam edermiş. Hikâye gibi. Böyle hikâye gibi başlayan masallar gibi yedi gün yedi gece süren düğünlerle evlenildiğinde sanki bu cümbüş hayat boyu sürecekmiş gibi gelebilir. Yörüklerde evliliğin sonlandırılması ve boşanma hiç hoş karşılanmaz. Evlenenlerin ölüme kadar birlikte yaşamaları beklenir. Bu yüzden boşanma oranı da çok düşüktür. Yörükler kendi aralarından kız alıp verme geleneğini bugün de ciddi olarak sürdürdüklerinden evlilik yaşamlarında da eski gelenek ve görenekleri hala daha yaşanmaktadır. Yörük gelinlerinin gelin gittikleri evin büyüklerine ve özellikle de kayınpederlerine çok saygılı olmaları beklenir. Her ne kadar mümkün değilse de bu aile yapısı içinde yetişmemiş bu gelenek ve göreneklere yabancı bir kızın bir Yörük ailesine gelin gitmesi durumunda hayat ona zindan olabilir.Geçmişe duyduğumuz özlem ve zaferlerimizi unutulmaz kılmak adına işyeri açılışımızda işyeri giriş kapımız bizim için bir zafer takı gibidir. Zor bir savaş atlatılmış problemler çözülmüş ve kale fethedilmiştir. Giriş kapısının üzerinde altın renkli baskılı şirket ismimizin bu zaferimizi yansıtmasını isteriz.Peki, ne yaparız? Şirketimizin açılışında bunu görmek isteriz. Yerimiz müsait ise şirket girişinin beş metre önünde kocaman bir balon tak ve kapıya kadar da balonlarla çevrili bir yol inşa ettiririz öncelikle. Şirketimizin duvarlarına zincir balon süsleme, şirketimizin içine ve dışına balon dekorasyon yaptırırız. Şirket açılışımız üç gün üç gece sürecek bir balon partisine dönüşür. Balon dekoru ile yapılabileceklerin hiç sınırı yoktur hayallerin de sınırı yoktur.Özellikle Roma tarihinin tarihi güzellikleri olan taklar, özel günlerde, bayramlarda ve festivallerde, geçit yapılacak caddelere geçici veya sürekli olarak kurulan, günün anlam ve önemine göre yazı, çiçek ve benzeri ile süslenen kemerlerdir. Bazı taklar, savaş kazanılması gibi elde edilen büyük başarılar ve yaşanan önemli olaylar şerefine de yapılabilmektedirler. Bu türden taklar, çimento ve benzeri gibi dayanıklı bir malzemeyle kalıcı olarak anıt biçiminde yapılmaktadır. Takların üstüne asılan levhalarda genelde özlü sözler ya da günün anlam ve önemini anlatan sözler yer almaktadır. Türkiye’de özellikle Ankara’daki taklar meşhurdur. Bazı kasaba veya şehirlerde şehrin girişine, kasabanın veya şehrin özelliklerini anlatan dikkat çekici kemerler konulmaktadır.
Taklar, Roma Dönemi’ne özgü olan, savaş kazanan imparator veya komutanlar adına ya da önemli olayların hatırası için kent girişine veya ana cadde üzerine yapılan; genellikle sütunlu, caddelerin başlarına veya kıvrımlı noktalarına yerleştirilen, anıtsal görünümlü özgün mimarideki yapılardır. Roma tarihinde ilk zamanlarda basit, tek kemerli olarak inşa edilen taklar zamanla iki veya üç kemerli, cepheleri heykeller ya da kabartmalarla bezeli görkemli yapılara dönüşmüşlerdir. Roma tarihinde bu takların altından geçen ordu birliklerinin kötülüklerden arındıklarına ve onurlandıklarına inanılmıştı. Zafer takları olarak adlandırılan mimari ise eski Roma’da savaş kazanan komutanlar ve imparatorlar için inşa edilen ve genellikle yol üzerinde ya da meydanlarda konumlandırılan türdeki yapılardır. En basit biçimiyle bir zafer takım iki masif ayak ve aralarında bir kemerden oluşmaktadır. Dört ayaktan oluşan zafer taklarının sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur. Zafer takı örneklerine on dokuzuncu yüzyıla kadar görülmez. Ancak bu yüz yılda başlayan akımla birlikte eski Yunan ve Roma’ya öykünme çabaları hızlanınca, pek çok Avrupa kentinde zafer takları yeniden inşa edilmeye başlamışlardır. Sonradan yapılan ve bu takların en meşhuru Paris’de bulunan ve zaferleriyle öğünen Fransız imparatoru Napoleon’un yaptırdığı taktır.Bugünkü orta yaş kuşağının çocukluklarındaki zafer bayramı, cumhuriyet bayramı, on kasım gibi günleri Anadolu’daki küçük kasabalarında yaşamış olanların hatıralarında kalmış olan zafer taklarını ve bu günlere özel zevkli süslemelerini artık görmüyoruz. Bazı kasabalarımızın girişlerinde hala varlar ama acaba bayramlarda yine süsleniyorlar mı? Yine bayram geçitleri yapılıyor mu? Gece fener alayları oluyor mu? Cumhuriyet balosu yine yapılıyor ve dans ediliyor mu? Taklarımızı bu özlemlerimizin simgesi yapıyor musunuz?

balon süslemesi

balon süslemesi

açılış için balon

Posted in Genel and tagged , , .